9 Aralık 2009 Çarşamba

Tüm yollar Roma 'ya çıkar derlerdi de inanmazdım...

Siena gezimizin ardından tüm yolların çıktığı Roma ‘ya doğru yola koyulduk. Arabada dahi olunsa yol kimi zaman çekilmiyor. Bazan uçsuz bucaksız kurşuni bir renkle kaplanmış göğün altında onu delmek için zorlayan tepelere kurulu kasabalar bazansa tek tük evleriyle çeşitli yerleşimleri aşarak Toscana ‘dan çıktık.

Roma daha şehir girişi ile büyük bir şehre girildiğini hissettiriyor. Şehre uzanan otobanlarda yol tıkanmaya başlıyor. Tüm yollar Roma ‘ya çıktığı gibi tüm herkesinde yolu Roma taraflarına çıkıyor gibi görünüyor.

Otel şehrin banliyölerinde. Güzel, hoş bir otel ama şehre uzak. Önce otobüs ardından metro ile merkeze ulaşma imkanı var. Kuşların öttüğü, ağaçlık, sakin bir yer burası. Romayı bir bilezik gibi sarmalayan otobanın biraz dışındayız.

Sabah zayıf bir kahvaltının ardından yola koyulduk. Eğer üç yıldızlı bir otelde kalıyorsanız kahvaltıdan fazla bir şey beklememeniz gerekiyor. Allahtan hava güzel. Ne üşütecek kadar serin nede yakacak kadar sıcak. Tam gezme havası.

Şehre otobüsle giriş yaptık. Önce Vatikan ‘ı gezeceğiz. Bizimde rotamızın B planı olduğu için pekte itiraz etmiyoruz ama fırsat bulur bulmaz turdan kaçıp kendi başımıza gezinmek planımız. Şehrin dışı bile pastel tonlarda sarılar, kahverengleri ile boyalı üç dört katlı art neuveau binalar ile kaplı. Eskiden şehrin tren garı olan ama günümüzde tiyatro olarak kullanılan bina da güzel. Termini ile taban tabana zıt. Biri güzel ama kullanışsız diğeri hantal ama ecnebilerin robust dediği türden.

Yollarda ana caddelerde bizim metrobüse benzer bir uygulama var. Yolun ortasındaki iki şerit otobüs ve yolcusu olan taksilere ayrılmış, eğer taksinin yolcusu yoksa diğer şeritlerden gitmekte. Zaten İtalyada öyle elinizi kaldırıp taksi durdurmak gibi bir lüksünüzde yok. Ya bir taksi durağına gideceksiniz yada telefonla taksi çağıracaksınız. Hatta taksilerin şehir içi ve otoban için bile ayrı tarifeleri mevcut. Otobüsler güzel ama yolculuk şartları İstanbuldan pekte farklı değil. Ana baba günü gibi dolu otobüslerin tek farkı içindeki yolcuların daha bir bakımlı olması sadece.

Yolların kenarları pek çok caddede portakal yada turunç ağaçları ile kaplı.Hangisi anlayamadım ama ağaçlarda durduğu, yenmediğine göre turunç olabilir. Turuncu meyveler yemyeşil ağaçlarda çok güzel bir manzara oluşturuyor. Binaların balkonları da, kendileri de kendini seyrettiren türden bakımlı yapılar. Uzay üssü gibi çıkan antenler vb söz konusu değil.

Uzunca bir süre Roma ‘yı sarmalayan şehir surlarını solumuza alarak seyrettik. Duvarlar oldukça bakımlı ama tek sıra olarak dikili durmakta. Kimi yerlerde dış yüzeyin aşağıdan yukarıya eğimli olması ve payandaların dış trafı destekliyor olması ilginç bir durum. Ya bu görünenler iç surlar yada burada da görünüşte güzel ama gerçeklikten uzak bir restorasyon söz konusu. Bu yolun dış tarafıda Romanın eğlence sektörünün seyyar çalışanlarının hizmet verdiği kısmı imiş J

Yolumuzdan ilerlerken sağ tarafta , tepesinde bir kartal olan büyücek bir kapı gördük. Borghese behçelerine giriş bu kapıdan. Vakit yok ki gezmeye.

Buradan sonra az daha giderek Tiber nehrine ulaşılıyor. Günümüzde İtalyanlar bu nehre Tevere diye dursunlar ben hala pagan dönem romalıları gibi Tiber demeyi tercih ediyorum. Tiber tekne turu yapılabilecek bir nehir değil. Sakince akan (ama Tuna ‘dan hızlı) ama etrafında yürüyüş yolları olan ve yüksek bir set ile sınırlandırılmış bir nehir. Tekne ile gezilse de birşey görme imkanı olmaz.

Neyse Floransa ve Siena ‘da yaşadığımız şanssızlıklar burada da peşimiz bırakmadı. Vatikan ‘ı defalarca turlayarak hedefimize ulaşmaya çalıştık. İki üç kere nehri geçmek zorunda kaldık ve nihayetinde otobüsü park edecek bir yer bulup otoparktan metro alt geçidi gibi bir yerden Vatika n önlerine çıktık. Bu arada SanAngelo kalesi, eski köprü gibi pek çok tarihi yapıyı , donanma komutanlığı gibi pek çok büyük ve heybetli binayı vb de gördüysekte San Pietro bazilikasının kubbesi hepsinin üzerinde kendini gösteriyordu.

Vatikan apayrı bir ülke, çok ayrı bir dünya....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder